MAKALELER

Doç.Dr. Pınar Kadiroğulları

Erken doğum sebepleri nelerdir?

Erken doğum sebepleri nelerdir?

20. gebelik haftasından önce olan doğumlar düşük olarak adlandırılır. 37. gebelik haftasından önce doğumun başlamasına ise “erken doğum” denir. Erken doğum 20-37. gebelik haftaları arasında olan doğumdur. Sağlıklı bir gebelik, 37-42 hafta arası sürer. Hesaplanan ve size söylenen muhtemel doğum tarihi 40. haftaya denk gelen zamandır. 37 hafta öncesinde olan doğumlar; erken doğum, 42 hafta sonrasında gerçekleşen doğumlar ise geç doğum olarak adlandırılır.

Erken doğum istemediğimiz durumdur

Bebek henüz dış dünyada yaşama kapasitesine tam ulaşamadan dünyaya gelmiştir. Bu da çok ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Bazı sağlık problemleri, ömür boyu sıkıntı çekmesine sebep olabilirken bazıları da öğrenme güçlüğü gibi çocukluk döneminde ve erişkin yaşamda ortaya çıkabilir. Özellikle 34. haftadan önce doğan bebekler risk altındayken, 34-37. hafta arası daha az ciddi olsa da sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Erken doğum için risk faktörleri; Daha önceden erken doğum yapmış olmak, rahim ağzının kısa olması, iki gebelik arası zamanın kısa olması, rahim veya rahim ağzında önceden geçirilmiş bir ameliyat, çoğul gebelikler, gebelikte kanama olması, gebelikte yeterince kilo alınmaması ve gebelikte sigara içilmesidir. Daha önceki gebeliğinizde erken doğum problem ile karşılaştıysanız, bir sonraki gebelik oluşmadan doktora gitmelisiniz ve bu konuda deneyimli bir uzman tarafından takip edilmelisiniz! Gebe olduğunuzu fark ettiğinizde ise mümkün olan en kısa sürede, muayene olmalısınız. Ayrıca, erken doğum için yukarıdaki risk faktörlerinden birine sahipseniz bunu doktorunuz ile paylaşmalısınız. Hekiminiz bireysel durumunuza göre, bazı önleyici ilaç ve tedaviler uygulayabilir.

Erken doğumun belirtileri nelerdir?

Erken doğumun belirtileri, zamanında doğumla aynıdır. Yani, düzenli kasılmalar, rahim ağzında yumuşama ve açılmaya yol açar. 37. haftadan önce belirtilerden birini yaşarsanız hemen doktorunuzu aramalısınız. Vajinal akıntınızın sulu, kanlı ya da sümüksü hale dönmesi, vajinal akıntıda artış, kasık ağrısı ya da baskı hissi, sürekli sırt ağrısı, ishalle beraber olabilen karın krampları, karnınızda düzenli sertleşip bir yere toparlanma, su gelmesi. Erken doğum teşhisi sadece, doktorunuz tarafından yapılacak vajinal muayenede rahim ağzı açıklığını ölçerek anlaşılabilir. Yumuşama ya da açılma varsa bir süre takip edilerek, tekrar muayene edilirsiniz. Bu takipte, rahim kasılmalarının şiddeti, sıklığı ve bebeğin kalp atımları da yakından izlenir. Bir diğer muayene ise transvajinal (vajinadan yapılan) ultrasonla, rahim ağzı uzunluğunun ölçülmesidir. Bu değerlendirmelere göre hastaneye yatışınız yapılabilir. 37. haftadan önce başlayan her kasılma ve doğum eylemi, erken doğumla sonuçlanmaz. Yalancı kasılmalar dediğimiz doğuma hazırlayıcı kasılmalardan ayırt etmek gerekir. Doğum eylemi başlayan gebelerin, sadece %10’unda durdurulamaz ve takip eden 7 gün içinde doğum gerçekleşir. Yaklaşık %30’unda kendiliğinden durur. Geri kalan %60 ise tedaviyle durdurulabilir. Eğer anne ve bebeğin sağlığı uygunsa, tedaviyle doğumun durdurulması yoluna gidilir. Magnezyum sülfat ve nidilat gibi kasılmaları durdurucu ilaçlar başlanabilir. Ayrıca bebeğiniz haftasına göre akciğer gelişimini destekleyici ilaç verilebilir. Tedavide amaç, bilimsel çalışmalarla etkinliği net olarak kanıtlanmış olan kortizon tedavisinin (bebeğin akciğerlerini geliştirici ilaç) etki edebilmesi için 48 saatliğine doğumu durdurabilmektir. Kortizon, bebeğin akciğer gelişimini hızlandırarak etki eder. Kortizon tedavisi 24-34. gebelik haftasında etkilidir ve erken doğum olasılığında, muhakkak hemen başlanmalıdır. Doğumu durdurucu ajan olarak kullandığımız magnezyum sülfatın bir etkisi ise 32. hafta öncesi doğumlarda, sinir sistemini koruyucu etkisidir. En önemli konu erken doğum başladığı anlaşılırsa, bir an önce annenin, doğumu gerçekleştirmek üzere, tam teşekküllü bir hastaneye transfer edilmesidir. Erken doğan bebekler, uzun süre ciddi bir yenidoğan yoğun bakım tedavisi gerektirebileceğinden, bu imkanların doğum öncesi sağlanması çok önemlidir. Bu sebeple tam teşekküllü ve yenidoğan hizmetlerinin tam olduğu hastaneleri tercih etmeye çalışınız. Bebeğinizin en güzel nakil şekli ise anne karnında olan naklidir; bu sebeple doğmadan mutlaka bu tarz bir hastaneye başvurunuz.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Pınar Kadiroğulları