MAKALELER

Doç.Dr. Pınar Kadiroğulları

Gebelik ve kafein

Gebelik ve kafein

Kafein; kahve, çay, kola, soğuk çay gibi içeceklerde bulunan, esasen ilaç olan bir maddedir. Tüketildiği zaman kolayca anneden bebeğe geçer ve fetüs üzerinde etkilerini gösterir. Bu yüzden hamilelik sırasında kafein tüketimi, gelişen fetüse etkileri ve gebeliğin ilerleyişi açısından sıklıkla tartışılan bir konudur. Ancak esas sorulması gereken zararlı etkilerinin hangi miktardan sonra başladığıdır. Aslında ülkemizde çay içme alışkanlığı daha çok olmasına rağmen, son yıllarda adım başı gördüğümüz kahve markaları sayesinde, kahvenin değişik lezzetlerde ve soğuk olarak hazırlanarak yaz mevsiminde de tüketiminin artması özellikle kahve üzerinden alınan kafein miktarının artmasına neden olmaktadır. Ayrıca çeşidi gitgide artan enerji içecekleri ve içiminin popüler olması eski yıllara göre çok daha fazla ve hesapsız kafein tüketimini de arttırmaktadır. 

Kadın doğum uzmanlarının büyük bir kısmı anne adaylarına kafein içeren içecekleri tümden yasaklamaktadırlar. Aşırı olmayan kafein tüketiminin bilimsel olarak kanıtlanmış bir zararı yoktur. Fazla tüketilmesinde ise düşük, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve ölü doğumla ilişkilendiren çalışmalar mevcuttur. Aslında bu noktada kafeinin ne kadar tüketildiği önemlidir!

Son zamanlarda yapılan bir çalışmada hamilelikteki aşırı kafein tüketiminin çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı olduğu belirtilmektedir. Uluslararası Obezite Dergisi’nde yayımlanan ve 15 yıllık incelemeyi kapsayan araştırmada, gebelikleri boyunca yoğun kafein alan annelerin çocuklarında, almayanlara göre %89 daha fazla obeziteye rastlanmıştır. 

Aynı zamanda fazla kafein, gebelikte görülen uyku bozuklukları, baş ağrısı, sık idrara çıkma ve susuz kalma şikayetlerini arttırabilir. Bu şekilde sadece bebeğe zarar vermek ile kalmaz kaliteli hamilelik geçirmenize de engel olabilir.

Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Derneği’ne göre, bebeğin etkilenmemesi ve sağlıklı dünyaya gelmesi için annenin 200 mg ve altında kafein tüketmesi gerekir. Dünya Sağlık Örgütü ise sınır değeri günde 300 mg olarak belirlemiştir. Burada sınır, kafein içeren içecekleri günde 2 büyük kupadan fazla tüketmemektir.

Bu rakamları daha iyi kavramak açısından örneklemek gerekirse dışarıda satılan küçük boy kahvelerde (237 ml’lik);

  • Americano 75 mg, 
  • Latte 75 mg, 
  • Macchiato 150 mg,
  • Cappuccino 75 mg, 
  • Espresso 75 mg kafein içerir.

1 fincan Türk kahvesi ise 50 mg kafein içeriyor.

Ancak kahvenin yanı sıra, çay, kola, kakao ve çikolatanın da kafein içerdiğini unutmamak gerekir! Bunların yerine kafeinsiz içecekler veya soda tercih edilebilir. Ancak günde 1 fincan Türk kahvesinin de zararı olmayacağını düşünmekteyim. Kahve seven birisi iseniz size iyi gelecektir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Pınar Kadiroğulları